Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular İletişim
Yapay Zekâ ve Felsefe Arasındaki Olumsal İlişki Hangi İnsanlığın Sonudur? Kramer, Braidotti, Possatti ve Dusek

Yapay Zekâ ve Felsefe Arasındaki Olumsal İlişki Hangi İnsanlığın Sonudur? Kramer, Braidotti, Possatti ve Dusek

Sosyal Bilimler 04 Nisan 2025 23:05 - Okunma sayısı: 17

Prof. Dr. Muhammet Özdemir

Sosyolog ve dijital kültür ve ağ teorisi araştırmaları üyesi olan teknoloji yazarı Claude Kramer, 2023 yılında yayınlanan Yapay Zekâ ve İnsanlığın Sonu adlı kitabında, “yapay zekânın insan ırkının bütünüyle yok olmasını değil, ama bildiğimiz yönüyle “insanlığın” tüm kendine özgü ve eşsiz özellikleriyle sonunu ifade ettiğini” belirtmektedir.[1] Kitabında ünlü fizikçi Stephen Hawking’in yapay zekânın yükselişiyle ilgili endişeli öngörülerini paylaşan Kramer’in bu cümlesi pek çok okuryazar için anlaşılabilir görünmektedir. Ama gerçek böyle değildir. Özellikle profesyonel bir felsefeci (filozof) için hiçbir zaman böyle olmamalıdır. Çünkü Kramer’in cümlesinde yer alan “bildiğimiz yönüyle “insanlık”” (““the humanity” as we know it”) kaydından hangi coğrafyalarda yaşayan hangi insanların kastedildiği belli değildir. Kramer metninin hiçbir yerinde bu tartışmaya yer vermemektedir. Posthümanist filozof Rosi Braidotti’nin uyardığı üzere Batı Avrupalılar en son hümanizm (insancıllık) dediklerinde Batı Avrupalı insanların ayrıcalıklı ve gerçek temsilcileri oldukları türsel bir dışlamayı kastetmişlerdi. Hümanizme göre Batı Avrupalı olmayan insanların insanlıkları tartışmalıydı. Hümanizm tam anlamıyla Avrupa-merkezci bir insanlık idealine karşılık geliyordu.[2]

Teknoloji ve yapay zekânın gelişimindeki hız Kramer’in analizine göre endişe verici görünmektedir. Çünkü insan yaşamını ve kültürü aynı hızda güncellemek neredeyse mümkün değildir.[3] Transhümanizm ve tekilci değerlendirmelere de yer veren yazar, daha önce nötr olan teknolojinin yapay zekâyla birlikte insanlık ırkını artık başka bir aşamaya taşıyacağını düşünmektedir. Kramer, bu aşamanın yapay zekânın özerk olması gibi bir ihtimali içerdiğini ve bununla birlikte robotların kontrolden çıkabileceklerini; belki de çok geç olmadan yapay zekâ teknolojisi ve robotların hangi yöne gitmeleri gerektiğine karar vermenin şart olduğunu belirtmektedir.[4] 17. yüzyılda bilimsel devrimin, 18. yüzyılda aydınlanmanın, 19. yüzyılda endüstri devriminin ve 20. yüzyılda iki dünya savaşının insanlığı nerelere taşıdığını yeterince kuşatıcı etüt etmemiş bazı Batı Avrupalıların ve bazı Kuzey Amerikalıların, özellikle de bilim ve aydınlanmayı vaktiyle överken kapsayıcı insanlığın ne tür bedeller ödediğini büsbütün göz ardı etmiş düşünürlerin günümüzde yapay zekâ teknolojisi söz konusu olduğunda bunları söylemeleri oldukça anlaşılamaz ve çelişkili görünmektedir. Geçmişte buna benzer tepkileri Asyalılar, Osmanlılar, Afrikalılar ve Güney Amerikalılar dile getirdiklerinde “gerici” bulunuyorlardı. Şimdilerde yorulmuş Batı Avrupalılar uluslararası güç ve ekonomi dengelerinin değişmesinden endişe etmiyorlarsa insanlığın geleceğinden neden endişe ediyorlar? Dünya ve insanlık hakkında doğru ve iyi düşünmek sadece Batı Avrupalı olmak ile mi mümkün olabilir? Böyle bir yaklaşım 21. yüzyılda bizzat Avrupa’nın geleceğine zarar vermez mi?

Luca M. Possati’nin iki kitap çalışması da Kramer ile aynı doğrultudadır. Possatti, yapay zekânın kontrol altına alınması gereğine işarette bulunurken psikanalize başvurmaktadır. Portekizli ve Hollanda’da Twente Üniversitesi’nde çalışan bir asistan profesör (doktor öğretim üyesi) olarak Possati’nin psikanaliz yöntemini yapay zekâ kavramıyla ilgili bütün bileşenlere uygulaması özgündür. Bununla birlikte Black Mirror (Kara Ayna) adlı diziye de telmihte bulunarak geleceğin insanlığı, toplum yapısı, kimliği ve değerleriyle ilgili karamsar bir değerlendirmede bulunarak yapay zekâ teknolojisi ve bütün yapay zekâ uygulamalarının kontrol altına alınması gerektiğini işlemesi o denli iyi niyetli değildir.[5] Esas itibariyle bu yer yer romantik, nostaljik ve karamsar söylemin kendisine psikanaliz uygulanması gerekmektedir. Çünkü dünya Batı Avrupa’nın etrafında dönüyorken ve Avrupalıların bir rolleri varken bu tür endişeler yoktu. Bu arada hiç şüphesiz yapay zekânın olası yan etkileri başka bir meseledir, yapay zekâ teknolojisi döneminde rolü gitgide azalan Avrupa’nın insanlığa sahip çıkmak telaşı başka bir meseledir.

Muhtemelen en sağduyulu ve rasyonel teknoloji felsefesi ve yapay zekâ felsefesi düşünürü Val Dusek’tir. Dusek’e göre, 1976 yılında kurulmuş olan Teknoloji Felsefesi Topluluğu ile birlikte felsefenin genel tarihsel anlamda binlerce yıl sonra ve modern anlamda üç yüzyılın ardından en ileri aşama ve sorun bağlamı olarak teknolojiye geldiğini kabul etmek gerekmektedir.[6] Dusek, teknoloji ve özellikle yapay zekâ teknolojisinin Avrupa-merkezci felsefe (Kıta felsefesi) içinde yarattığı direnç, endişe ve tepkiyi açımlamakta ve bu çerçevede Martin Heidegger felsefesi ve onun fenomenolojik nitelikli Fransız takipçilerinin romantik tasarruflarını masaya yatırmaktadır. Buna göre özellikle Heidegger ve Jacques Ellul’ün teknolojiyi özcü bir tarzda ele alışları ve onu insanlığın karşısına yerleştirmeleri yanlıştır.[7] Özellikle Heidegger, kır yaşamı ile teknolojiye dayalı kent yaşamı arasında özcü bir zıtlık fikri geliştirmekte ve bunun gerisinde kendisinin kır yaşamına aşina olup kent yaşamına uzak olması bulunmaktadır. Günümüzde kır yaşamı veya köy yaşamının da bütünüyle teknoloji, yapay zekâ ve sosyal medyaya endeksli kent yaşamına eklemlenmiş olduğu göz önünde bulundurulursa Heidegger’in yaklaşımının artık işgörmediği fark edilebilir. Onun olumlu bir öz niteliğinde kavrayarak köy yaşamı ve çiftçiliği şehir yaşamının karşısında konuşlandırması günümüzde sürdürülebilir değildir. Böyle bir kır yaşamı ve köy gerçekte var bile değildir. Bu nedenle romantik ve teknoloji-karşıtı tutumla yapay zekâ toplumlarının yorumlanması isabetsizdir. Bu aşamada Heidegger yorumlarının değiştirilmesinde yarar vardır.[8] İnsanlığın geleceğine ilişkin felsefi analizler ve makine öğrenmesine ilişkin sosyal değerlendirmeler bu vizyonla yapılmamalıdır. Ayrıca İkinci dünya savaşında teknolojiyi kullanan ve mühendislikte ileri giden bir toplumun ulusal esin kaynağı olmuş bir filozofun teknolojiye karşı çıkması pek izah edilebilir görünmemektedir. ABD’de ünlü bir teknoloji filozofu olan Dusek bu yaklaşımında yalnız değildir. Onun gibi düşünen birçok filozof mevcuttur. Sözgelimi David John Chalmers ve son zamanlarda boy gösteren Alberto Romele bunlardan sadece iki tanesidir.

Değişimin varlığını yorumlarken onu iyi ve umut verici görmek kişilerin çalışıyor ve gelişiyor olduklarını; onu kötü ve endişe verici görmek ise kişilerin çalışmıyor ve üretmiyor olduklarını göstermektedir. Bu genel hüküm bütün fertler ve olaylar için bazen geçerli olmayabilir. Fakat genellikle çalışan ve hayatta karşılığı olan bir genellemedir. Çalışmayan ve üretmeyen insanlar gelişmenin önünde zamanla bir engel olmaya koyulabilirler ve bu en çok kendilerine zarar verebilir. Sözgelimi vaktiyle Osmanlılar kendilerinin Batı ve Kuzeyinde yer alan Avrupalıların ilerleyip güçlenmelerine modern dönemde mani olamadıkları gibi yeniliğe karşı çıkmanın faturası ağır olmuştu. Günümüzde Batı Avrupa yapay zekâ dolayımındaki bir yeniliğe adapte olamazsa bundan en büyük zararı kendisi görebilir. Diğer toplumların Batı Avrupa’nın hümanizm vizyonuna ve insanlığın geleceğine ilişkin endişelerine temkinli yaklaşmalarında yarar vardır. Çünkü yapay zekâ ile felsefe arasındaki olumlu ilişki sadece çalışmaksızın ve emek vermeksizin piyasadaki ürün ve kazançlara ortak olmak isteyen insanların sonu olabilir. Nitekim ABD yapay zekâ konusunda en az Asya ülkeleri ve özellikle Çin gibi olumludur. Yapay zekâ denildiğinde ilk akla gelecek şeyler, robotların birbirleriyle özerk iletişimleri, onların kontrolü ve etik olmamalıdır. Çünkü bir teknolojiye ve onun üretim bilincine sahip olmaksızın onun kontrolü ve etiğine geçilemez.

Bir Ek: Bütün Türkiye vatandaşlarının; ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında yaşayan tüm Müslümanların Ramazan Bayramlarının mübarek olmasını dilerim. Ramazan Bayramı bereketiyle gelsin ve insanlığa ışık ve umut olsun.

[1] Claude Kramer, Artificial Intelligence and the End of Humanity, MB Coultura, 2023 (e-kitap), s. 3.

[2] Rosi Braidotti, The Posthuman, Cambridge, Malden: Polity Press, 2013, s. 13-16.

[3] Kramer, Artificial Intelligence and the End of Humanity, s. 3-5.

[4] Kramer, Artificial Intelligence and the End of Humanity, s. 30-32.

[5] Luca M. Possati, Unconscious Networks: Philosophy, Psychoanalysis, and Artificial Intelligence, New York, London: Routledge, 2023, s. 239-243; Luca M. Possati (ed.), Humanizing Artificial Intelligence: Psychoanalysis and the Problem of Control, Berlin, Boston: de Gruyter, 2023, s. 1-4.

[6] Val Dusek, Philosophy of Technology: An Introduction, Malden, Oxford: Blackwell Publishing, 2006, s. 1-2.

[7] Dusek, Philosophy of Technology: An Introduction, s. 27.

[8] Dusek, Philosophy of Technology: An Introduction, s. 75-76.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Sosyal Bilimler
Eğitimde Liderlik, Değişen Roller ve Yeni Yaklaşımlar

Sosyal Bilimler26 Mart 2025 23:33

Eğitimde Liderlik, Değişen Roller ve Yeni Yaklaşımlar

YAZMA BECERİSİNİ GELİŞTİRMEK İÇİN KULLANILABİLECEK YAPAY ZEKA ARAÇLAR

Sosyal Bilimler16 Mart 2025 15:39

YAZMA BECERİSİNİ GELİŞTİRMEK İÇİN KULLANILABİLECEK YAPAY ZEKA ARAÇLAR

Demokrasinin Koşulu Olarak İnsan Hakları

Sosyal Bilimler14 Mart 2025 22:35

Demokrasinin Koşulu Olarak İnsan Hakları

ÖZGÜRLÜK ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Sosyal Bilimler13 Mart 2025 12:09

ÖZGÜRLÜK ÜZERİNE SÖYLEŞİ

SEVGİNİN DİLİ

Sosyal Bilimler12 Mart 2025 13:03

SEVGİNİN DİLİ

Bireyin Gelişiminde Sosyal Çevrenin Rolü

Sosyal Bilimler11 Mart 2025 10:28

Bireyin Gelişiminde Sosyal Çevrenin Rolü

Cinayet Olayını Değerlendirme Ölçeği

Sosyal Bilimler06 Mart 2025 10:33

Cinayet Olayını Değerlendirme Ölçeği

SOSYAL BİR ORTAM OLARAK OKUL

Sosyal Bilimler26 Şubat 2025 15:55

SOSYAL BİR ORTAM OLARAK OKUL

“İNSAN OLMA” VE YAŞAM ÜZERİNE

Sosyal Bilimler07 Şubat 2025 09:30

“İNSAN OLMA” VE YAŞAM ÜZERİNE

İnsan Hakları Tanım ve Temelleri

Sosyal Bilimler06 Şubat 2025 10:15

İnsan Hakları Tanım ve Temelleri