Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular İletişim
SOSYAL BİR ORTAM OLARAK OKUL

SOSYAL BİR ORTAM OLARAK OKUL

Sosyal Bilimler 26 Şubat 2025 15:55 - Okunma sayısı: 64

Sosyal Ortam Olarak Okul

‘’Sosyal Bir Ortam Olarak Okul’’

Uğur Özeren:Sayın Prof.Dr.Necati Cemaloğlu, kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?

Sayın Prof.Dr. Necati Cemaloğlu:1965 yılında Kastamonu’da doğdum. 1983–1984 eğitim – öğretim yılında G.Ü, Kastamonu Eğitim Yüksekokulu’ndan mezun oldum. Trabzon ve Ankara’da öğretmenlik ve okul müdürlüğü yaptım. Öğretmenlik yaptığım dönemlerde, Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi anabilim dalından 1992-1993 eğitim-öğretim yılında mezun oldum. MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nda, matematik komisyonu üyeliği ve maarif müfettişliği yaptım. Ankara ve Gazi Üniversitesi’nde "Eğitim Yönetimi" alanında master yaptıktan sonra Gazi Eğitim Fakültesi’ne araştırma görevlisi olarak göreve başladım. Doktora eğitiminden sonra 2004 yılında yardımcı doçent, 2008 yılında doçent ve 2014 yılında profesör olarak atandım. Amerika Birleşik Devleti'ne "Michigan StateUniversity" ve University of Florida’ya misafir öğretim üyesi statüsüyle gittim. MEB - Dünya Bankası - Kurumsal Performans Yönetimi Ulusal Danışmanı, değişik bakanlıklarda ve üniversitelerde stratejik plan danışmanlığı yaptım. Yayımlanmış 32 kitabım, kitaplarda bölümüm, 500’ün üzerinde ulusal gazete makale, SSCI ve diğer indexlerde taranan 124 makale, katıldığım ulusal ve uluslar arası kongre - sempozyum bulunmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıyım. İngilizce bilmekteyim. Halen Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi'nde, Eğitim Yönetimi anabilim dalında görev yapmaktayım. 2019 yılında “Başöğretmen Onur Ödülü”, “2020 Yılında Bilge Tonyukuk Eğitime Hizmet Ödülü” aldım.

Uğur Özeren:Sayın Prof.Dr. Necati Cemaloğlu, okul ihtiyacının ilk ortaya çıkması ve yaygınlaşması nasıl olmuştur?

Prof.Dr. Necati Cemaloğlu:Bu soruya eğitim ihtiyacı nasıl ortaya çıktı ve yaygınlaştı, sonra da okula dönüşüm nasıl oldu, şeklinde ele alırsak daha iyi olur. İnsanoğlu ilkel çağlardan itibaren yaşamak, hayatını sürdürmek, gelecek kuşaklara neslini aktarmak amacıyla çabalayıp durdu. Bu amaçla bilgi üretti. Ateşi, tekerleği, barutu, pusulayı vb. buldu. Avlanarak, bitkileri, hayvanları evcilleştirerek yaşamına devam etti. Bu süreçte pek çok yeni bilgiye sahip oldu. Bu bilgi aile bireyleri arasında, klanda, köyde, yerleşkede paylaşıldı. Avcı ve toplayıcı kültürler yerleşik hayata geçince, artan bilgi birikimini okula benzer yapılar oluşturuldu. Özellikle 18. yüzyılda bugünkü okul modeli Prusya’da kuruldu ve değişerek, gelişerek günümüze kadar geldi. Okullar üst sistemlerden oluştu. Müfredatı, taksonomisi, öğretmeni, kitabı, ders araç ve gereci ile hayatın vaz geçilmez bir parçası oldu.

Uğur Özeren:Sayın Prof.Dr. Necati Cemaloğlu, İlk açılan okulların müfredatı ve öğrenci kabul şartları nelerdir?

Prof.Dr. Necati Cemaloğlu:İlk açılan okulların türüne göre giriş şartları değişir. Avcılık, savaş teknikleri vb öğretmek için öğrencilerine bazı bilişsel, duyuşsal ve psikomotor becerilere sahip olması gerekir. İlk zamanlar beceriş ve savaş teknikleri, avlanma merkezde iken zamanla okuma-yazma, hesap, astronomi ve adap gibi konularda eklendi. Eğer yönetici yetiştiriyorlarsa protokol kuralları, ilmi siyaset, tarih, strateji gibi konularla müfredat zenginleştirildi.

Uğur Özeren:Sayın Prof.Dr. Necati Cemaloğlu, Okulların uygulamalarıyla ailenin, öğrencinin eğitim sürecine katılımını sağlama, öğretmenle ve okulla işbirliğini arttırma, öğrencinin performansına görebaşarısının arttırılmasına katkıda bulunma gibi sosyal hedefler ne zaman eklenmeye başladı? Sonuçları toplumu nasıl etkiledi?

Prof.Dr. Necati Cemaloğlu:Eğitimi, çocuğun kendi algısıyla sınırlamak, çocuğa dönük eğitim vermek hem mümkün değil hem de gerçeklerle bağdaşmaz.Zanaat ve tarım teknikleri, beslenme, sağlıklı yaşam, tedavi gibi eğitimler ailelerle birlikte verilmeye başlandı. Özellikle salgınlarda kitlesel ölümler baş gösterdiğinde tüm bireylerin eğitimi kaçınılmaz hale geldi.Amerika’ya gelen sığınmacılara, çocuklarından önce eğitim verilmeye, sosyalleşme sürecini yetişkinlerden başlatmaya karar verdiler. Komünizm döneminde Çin ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği komünlerde bu eğitimi daha yoğun verdi.Yetişkin eğitimi zamanla, mekanla sınırlandırılamaz. Her koşulda verilmesi gerekir. Yakın zamanda covid-19 salgınında kitlesel eğitimler kaçınılmaz hale geldi. Çocuk ve ebeveynin yoğunlaştırılmış eğitimleri, elbette ki olumlu sonuçları vardır. Sadece yetişkinleri ya da çocukları yetiştireyim gerisi beni ilgilendirmez diyemeyiz.

Uğur Özeren: Sayın Prof.Dr. Necati Cemaloğlu,öğrencilerin sanatsal ve sportif faaliyetlerde bulunarak, okul içi yarışmalar ve turnuvalar yaparak, şehir içi ve dışı geziler düzenleyerek onların sosyalbir birey olması sağlanabilir mi? Okulların sosyal bir çevre olması nasıl sağlanabilir?

Prof.Dr. Necati Cemaloğlu: Okul sosyal bir sistemdir ve toplumdan kopuk bir şekilde ele alınamaz. Çocuklar, hayatın içinde, hayatla içiçe eğitim görmesi gerekir. Okulun uygulama bahçesinde fideleri dikmesini öğrenen, kümesteki tavukla ilgilenen, okul kooperatifini işleten çocuk, okul-çevre ilişkisini damarlarına kadar yaşar. Mahallenin sürekli kaza yapan kavşağı için üst geçit yapılması amacıyla imza kampanyası başlatan okul, toplumdan kopabilir mi? Sanat, spor, kültürel aktivite, yarışmalar, geziler öğrencilerin sosyalleşmesine katkıda bulunur. Öğrencilerin haftada bir gün huzurevine gitmesi, sosyal sorumluluk projelerinde çalışması, sosyalleşmelerine katkıda bulunur. Ancak burada bir konunun üzerini ısrarla kalın çizgilerle çiziyorum, öğrencileri rekabete, yarışmaya yönelik faaliyetlerle sosyalleştiremezsiniz. Onları iş birliğine dayalı, takım halinde yapacakları etkinliklerle sosyalleştirebilirsiniz.

Uğur Özeren: Sayın Prof.Dr. Necati Cemaloğlu: Eğitim, pek çok konuda insana bilgi sağlar. Değerleri, toplumsal normları öğretir, inançları şekillendirir, iletişimimizi kuvvetlendirir. Hayata daha farklı bakabilmek, yeni bakış açıları kazanabilmek, kişisel gelişim noktasında kendimizi daha iyi geliştirebilmek için eğitim farklı kapılar açar. Yeni gelişen ve geleceğin yapay zekâ ile şekilleneceği yeni dönemde sosyal bir ortam olarak okul nasıl planlanabilir?

Prof.Dr. Necati Cemaloğlu:Yüksek teknolojinin, bilişim araçlarının, yapay zekanın bireyin yaşamında etkili olmasıyla birlikte, birey daha da fazla yalnızlaşacak ve psikolojik travmada yaşayacaktır. Robotik sistemler devreye girdiğinde insana olan ihtiyaç azalacaktır. İşte tam da bu zamanda insanların sosyalleşmesi, ihtiyaçlarını karşılaması için okul yeni bir rol tanımı ile kitlelerin karşısına çıkacaktır. Okul sosyalleşmenin merkezi olacak, bireylerin ait olma, paylaşımda bulunma, etkinlik yapma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamasına ortam yaratacaktır.

Uğur Özeren: Okulların bu yeni müfredat ile mimari yapı ve okul sürelerinin planlaması da yapılmalı mıdır? Yeni okulların sosyal yapıya entegrasyonu nasıl kolaylaştırılabilinir?

Prof.Dr. Necati Cemaloğlu:Mevcut okul modeli yüzyüze ve emek yoğun beklentilere göre planlanmıştır. Geleceğin okulu için devasa büyük binalara, sınıflara, laboratuvarlara ihtiyaç kalmayabilir.Muhtemelen okul pek çok fonksiyonu aynı anda gerçekleştirebilen bir yapıya bürünebilir.Bu sebeple geleceğin okulu, mimarisi yeniden planlanmalı ve dizayn edilmelidir. Sosyal yapıya entegrasyonu kültürel ve toplumsal beklentilere göre şekillenecektir. Kesin bildiğimiz şey, geleceğin okulu, mevcut okul mimarisinden farklı olacaktır.

Uğur Özeren:Okullar; Toplumun ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücü ve lider kadrolarını oluşturmak, ülkenin kalkınma hızını artırmak, yerel ihtiyaçların giderilmesi için eğitim süreçleri toplumsal değer yargıları ve kültürel özelliklerin aktarılmasını sosyal görev olarak nasıl üstlenebilir?

Prof.Dr. Necati Cemaloğlu:Okullar değişimin liderliğini üstlendiği gibi, toplumun değişim sürecine ayak uydurma sorumluluğu da vardır. Bu bağlamda okul, değişim hem nedeni hem de sonucudur. Toplumun ihtiyaç duyduğu iş gücünü yetiştirmek okulun görevidir ancak iş gücü sabit değildir. İş gücü ihtiyacı değişmekte ve yenileri ortaya çıkmaktadır. Okul, ihtiyaç duyulan iş gücünü yetiştirmek yerine, iş gücü ihtiyacına hızlı uyum sağlayacak, öğrenmeye açık, temel becerileri kazanmış iş gücünü yetiştirmesi gerekir. Örneğin meslek lisesinde temel becerileri kazanmış, bilgisayar kullanabilen, iletişim ve problem çözme becerisine haiz, dil bilen, matematiğe hakim yetiştirdiğiniz bir öğrenci, yeni iş gücü ihtiyacına daha hızlı entegre olabilir. Kültürel aktarım, gelecek kuşaklara ne ifade eder, onu kestirmek çok zor. Özellikle Z kuşağı dediğimiz kuşak bizim değerlerimize çok önem vermiyor. Hızlı iş değiştiriyor. Moral değerlerimiz onları heyecanlandırmıyor. Yüksek bağlamlı kültürden düşük bağlamlı kültüre doğru bir hareketlilik var. Sanırım kültürel yapıyı da irdelememiz gerekecek.

Uğur Özeren:Her okul, çevresinden etkilenmek ve çevresini etkilemek gibi görevi vardır. Toplumun kültürel yapısı,siyasal düzeni, yönetsel birimleri, ekonomik yapısı, toplumsal değişim ve eğilimleri, kaynakları, yasal düzenlemeleri, bilimsel ve teknolojik gelişmişliği ile okul müfredatlarının ortak gelişim noktaları nasıl sağlanır? (Örnek: Güneş panellerinin kurulum ve işletilmesi için ne kadar önce müfredat oluşumu tamamlanmalıdır? Veya Android robotların işletmelerde kullanımı başlamadan ne kadar önce müfredat oluşumu tamamlanmalıdır? gibi)

Prof.Dr. Necati Cemaloğlu:Her okul çevresini etkileyemez. Prof. Dr. Tayyip Duman sanırım bir araştırma yapmıştı. Araştırmaya göre; Hasanoğlan Köy Enstitüsü, çevresini hiç etkileyememiş. Şu an Anadolu’da kurulan üniversiteler şehirlere ne kadar etkiliyor. Bol miktarda cafe, restaurant, 1+1 ev ve otobüs firmalarının sayısı artıyor. Bilim, sanat, kültür, edebiyat gelişiyor mu? Örneğin, kitap oranı artıyor mu? Sanmıyorum. Bu konuyu daha detaylı ele alıp tartışmak isterim. Biz önce okulu açıyoruz sonra müfredat yapıyoruz. Bir ülkede kanon ( Kültürün belirli yönlerinin örnek teşkil eder şekilde tesis edildiği bir süreç ) oluşmadan, müfredat çalışmaz. Beş kuşak aynı kitabı okumuyoruz. Kanonlarımız ( Kültürün belirli yönlerinin örnek teşkil eder şekilde tesis edildiği bir süreç ) yok. Önce toplumda müfredat oluşmalı, sonra maarif kurulmalı. İşte o zaman etkili olabilir.Kanonlarımız( Kültürün belirli yönlerinin örnek teşkil eder şekilde tesis edildiği bir süreç ) olmadığı için okulda öğrettiklerimiz etkili olmuyor. Mesleki ve teknik eğitimi önemsiyorum ancak toplumun iyi bir teknoloji okuryazarı olmadan, onu da hızlı kullanıp tüketeceği kaygısını taşıyorum. Katma değeri yüksek ürün üretmedikten sonra teknisyenlikten daha üst bir düzeye geçme olasılığımız çok düşük.

Uğur Özeren: Prof.Dr. Necati Cemaloğlu,değerli görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için hem Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi ailesi adına hem de okuyucularımız adına çok teşekkür ederiz.

Prof.Dr. Necati Cemaloğlu:Ben teşekkür ederim.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Sosyal Bilimler
“İNSAN OLMA” VE YAŞAM ÜZERİNE

Sosyal Bilimler07 Şubat 2025 09:30

“İNSAN OLMA” VE YAŞAM ÜZERİNE

İnsan Hakları Tanım ve Temelleri

Sosyal Bilimler06 Şubat 2025 10:15

İnsan Hakları Tanım ve Temelleri

Olayın Özü Kavramı

Sosyal Bilimler05 Şubat 2025 12:14

Olayın Özü Kavramı

KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAYBOLMASI BİR BEKA SORUNUDUR

Sosyal Bilimler03 Şubat 2025 13:16

KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAYBOLMASI BİR BEKA SORUNUDUR

ÖĞRETMENLERİN ÖZGÜRLEŞEMEMESİNİN BEDELİ

Sosyal Bilimler29 Ocak 2025 08:51

ÖĞRETMENLERİN ÖZGÜRLEŞEMEMESİNİN BEDELİ

ÖZGÜRLÜK ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Sosyal Bilimler23 Ocak 2025 15:36

ÖZGÜRLÜK ÜZERİNE SÖYLEŞİ

BİR TUTAM OT

Sosyal Bilimler18 Ocak 2025 13:02

BİR TUTAM OT

ÜNİVERSİTE ÖZERKLİĞİ

Sosyal Bilimler14 Ocak 2025 16:38

ÜNİVERSİTE ÖZERKLİĞİ

Sosyal Bilimler14 Ocak 2025 15:24

"KURUM KÜLTÜRÜ OLUŞTURMA VE ORTAK DİL KULLANIMININ KURUM KÜLTÜRÜ OLUŞTURMA GÖREVİ" Üzerine Söyleşi...

İskandinav Rüyası... İsveç...

Sosyal Bilimler06 Ocak 2025 11:17

İskandinav Rüyası... İsveç...