ELİF BURCU ÖZKAN KISA ÖZGEÇMİŞ
İstanbul Üniversitesi Eski Çağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü, Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda 2004 yılında lisans, 2008 yılında yüksek lisans, 2023 yılı Ocak ayında doktora eğitimlerini tamamlamıştır.
2013-2014 eğitim yılından beri Bursa-Uludağ Üniversitesi Arkeoloji bölümünde öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır. Üniversitenin çeşitli bölümlerinde Eski Yunan ve Latin dilleri ile edebiyatlarını, nümismatiklerini öğretmektedir. Şiirleri 2020 yılından beri edebiyat dergilerinde, antolojilerde, fanzinlerde, e- dergilerde ve şiir sitelerinde yer almaktadır. Bazı şiirleri birkaç yabancı dile çevrilerek çevirmeni tarafından basılı ve çevrimiçi yayın organlarında yer almıştır. “Şiir Sarnıcı” E-Dergisi yayın kurulu üyesi ve Bursa temsilcisidir.
Ödülleri
-“Kumdan Ölüşlerim” (Şiir), Takdir Derecesi, Altın Kalemler Şiir Yarışması, Gemlik Haber Gazetesi, Gemlik, Mayıs 2021.
-“Koza” (Şiir kitabı), Bursa’dan Şiire Katkı Ödülü, BUDEP Edebiyata Katkı Ödülleri, Bursa, Şubat 2022.
-“Beni Düşlerimden Doğur Anne” (Şiir) , Şiir- Jüri Özel Ödülü, Kaygusuz Abdal 12. Öykü ve Şiir Yarışması, Güncel Sanat Dergisi, Alanya, Mart 2022.
- Şiir Dalında Jüri Üyeliği, Cumba Sanat Edebiyat Ödülleri, Cumba Sanat Derneği, İstanbul, Eylül 2022.
- “Son Heves Bükücü” (Öykü), 7.’lik derecesi. Öykü Yarışması kitabında yer alma hakkı, Myrina Yayınları Öykü Yarışması, İzmir, Ağustos 2023.
- “Darağacımızı Kader Yıktı Sansınlar” (Şiir), 1. Mansiyon (4.’lük), 15. Yunus Emre Şiir Yarışması, Eskişehir Sanat Derneği, Eskişehir, Eylül 2023.
- “Iskarta” (Öykü), Öykü Yarışmasına dair kitapta yer alma hakkı, Myrina Yayınları 2. Öykü Yarışması, İzmir, Eylül 2024.
Kitapları
-(Çeviri) “Seneca- Bilgenin Sarsılmazlığı”, (Latince-Türkçe), Doğu- Batı Yayınları, Ankara, (1. Bs: Eylül 2017; 2. Bs: Mayıs 2021).
-(Şiir) “Larva”, Artshop Yayıncılık, İstanbul, Kasım 2019.
-(Şiir) “Koza”, (Esra Dökmen ile), Öteki Yayınları, Ankara, Mayıs 2021.
-(Şiir) “Halı Altı Monologları”, Plüton Yayın, İstanbul, Nisan 2023.
-(Şiir) “Aforizyak”, Plüton Yayın, İstanbul, Mayıs 2024.
-(Çeviri) “Apicius- “Aşçılık Sanatı” (Latince-Türkçe), Doğu- Batı Yayınları, Ankara, Mart 2025.
AVRUPA’NIN EN ESKİ YEMEK KİTABI
Öğr. Gör. Dr. Elif Burcu Özkan
Nirvana Sosyal sitesindeki ilk yazımla herkese merhaba,
Üç sene emek vererek Latinceden çevirdiğim kitabımın çıkışı yazı ile aynı aylara denk gelince bu kitaptan bahsetmek benim için bir öncelik ve şart oldu. On iki yıldır Uludağ Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışan, Latin filolojisinde uzmanlaşmış bir klasik filolog ve akademisyen olarak Avrupa’nın en eski yemek kitabını Latince aslından Türkçeye çevirdiğim için mutluluk ve kıvanç duyuyorum. Dört şiir kitabımın yanı sıra Latinceden Türkçeye kazandırdığım Seneca’nın “Bilgenin Sarsılmazlığı” adında felsefî bir çevirim de bulunuyordu. Şimdi ailenin yeni üyesi olarak Apicius çevirim ile altıncı kitabım yayımlanmış oldu.
İlk olarak MS 1. yy.’da, yani Eski Roma İmparatorluğu’nun ilk yüzyılında Marcus Gavius Apicius tarafından yazıldığı düşünülen, 4. yy.’da son hâlini almış olan De Re Coquinaria”, “Aşçılık Sanatı” adıyla şahsım tarafından Latince aslından Türkçeye çevrildi . “De Re Coquinaria” ile Antik Roma mutfağına dair yemekleri, tatlıları ve sosları öğrenmek ve pişirmek mümkün. Apicius’tan önce veya sonra yaşamış Antik yazarların kitaplarında yer verdikleri bazı yemek tarifleri mevcut, ancak bu sayılı tarifler bize tam bir mutfak kültürünü sunmadığı için birer detay olmaktan öteye gidemiyor. Apicius’un kitabı ile birlikte Eski Yunan ve Doğu mutfak kültürleriyle zenginleşmiş bir İmparatorluk Dönemi Roma mutfağının tariflerini neredeyse tamamen öğrenme şansı buluyoruz. İçerdiği yüzlerce tarif Roma İmparatorluk sofralarının gözde yemeklerini, tatlılarını, içeceklerini pişirip tatmamıza, dönemin yiyecekleri taze tutma ve saklama yöntemlerini öğrenmemize imkân sunuyor.
Apicius, Avrupa’nın günümüze tam olarak ulaşmış bu en eski yemek kitabı “De Re Coquinaria”nın yazarı olarak biliniyor. Ama işin zorlayıcı kısmı Antik metinlerde Apicius adında farklı dönemlerde yaşamış üç gurmeden bahsedilmiş olması. Bu üç kişinin ortak özellikleri, hazırladıkları zengin sofralar ve boğazına olan düşkünlükleri. ‘Apicius’ isminin de buradan hareketle Antik Çağ’da ilk yüzyıllarda “damak zevkine sahip” ve “gurme” anlamlarını taşıyan bir lakap olarak kullanıldığı düşünülüyor. Yani Apicius, Eski Roma’da bu isimle anılan, MS ilk yüzyıllarda, farklı dönemlerde yaşamış birkaç yemek uzmanına verilen ortak bir isim. Bu kişilerin arasında yemek kitabı yazdığı kesin olarak bilinen kişi de yalnızca MS 1. yüzyılda yaşamış gurme Marcus Gavius Apicius (MÖ 42 - MS 37). Kitabın büyük bir kısmı Marcus Gavius Apicius’un MS 1. yy.’da yazdığı yazdığı yemek kitabına ait olup, MS 4. yüzyılda kimliği bilinmeyen bir editör tarafından başka kaynaklardan ilavelerle derlenerek son hâlini almış.
“Aşçılık Sanatı”nda beş yüz yirmiye yakın madde bulunuyor. Bunların iki yüz kadarı yemek, içki (/içecek) veya tatlı tariflerinden; yüz otuz sekizi sos tariflerinden oluşuyor. Bu sosların arasında aromatik ve sağlık için kür amaçlı karışımlar oldukça ilgi çekici. Kalan yüz elliye yakın madde çeşitli gıda ürünlerini daha lezzetli hâle getirme yollarını veya muhafaza koşullarını anlatan yöntem ve tavsiyeler içeriyor. Son kitap olarak yer alan “Vinidarius Seçkisi” içindeki otuz yedi tarif ise kim olduğu hakkında pek bir bilgi bulunmayan, 5. veya 6. yy.’da yaşamış Vinidarius adlı bir derleyicinin Apicius adıyla elyazmasına aktardıklarından oluşuyor.
Tariflerde kullanılan birçok baharat Roma’ya özellikle Doğu kentlerinden ithal edilmiş ve Apicius’un kitabında yine o kentlerin adıyla birlikte kullanılmış. Bu gıda maddeleri ithalatının kökeni Roma’nın fetihlerine dayanıyor. Roma tüm İtalya’ya hâkim olduktan sonra sırasıyla İspanya ve Makedonya’yı, Hellas’ı (Yunanistan), Kuzey Afrika ve Gallia’yı (bugünkü Fransa), son olarak tüm Doğu Akdeniz’i fethetmiş. Bu ülkelerin zenginliklerini de batıya, kendi topraklarına taşımış. Roma devletinin ele geçirdiği yeni topraklarla birlikte MÖ 2. yy.’da mutfak kültüründe büyük bir değişim başlamış. MÖ 146 yılında Roma’nın Yunan topraklarını ele geçirmesiyle birlikte Yunan anakarasından hem varlıklı insanlar hem de köleler Roma’ya gelmiş, beraberlerinde kaçınılmaz olarak kendi kültürlerini ve yaşam şekillerini de getirmişler. Bu kişilerin arasında yer alan Yunan yaratıcı aşçılar Romalıların hiç bilmedikleri besin maddelerini Roma’ya tanıtmışlar. Eski Yunanların gerek kendi ürettiği gerekse Doğu ülkelerinden ithal ettiği birçok besin maddesi ve baharat Roma mutfağına bu yolla dâhil olmuş. Böylece yerel ürünler ve ithal ürünler bir arada Roma mutfağında yer almış. Kitaptaki tariflerde bu ürünlerin sıklıkla kullanılmış olması bize bu gelişimi ve değişimi kanıtlıyor.
Tarif maddeleri beş değişik türde yer alıyor; dolayısıyla beş ana grup altında toplanabilir. İlk türde yiyecekleri saklama ve taze tutma yöntemlerinden bahseden tarifler yer alıyor (Örn. I. 11.1.IX). İkinci tür tariflerde yemeğin, içeceğin/ içkinin veya sosun sadece malzeme listesi verilmiş olup ölçü bilgileri veya hazırlama-pişirme aşamalarına yönelik herhangi bir açıklama yer almıyor (Örn. VII. 279. 5). Diğer türdeki tariflerde hem malzeme hem de ölçü birimleri ve miktarlar açıkça verilmiş (Örn. VII. 272. 2). Bir başka türde yemeğe/ sosa dair tüm bilgiler; yani hem malzeme listesi ve ölçüler hem de tarifin yanı sıra detaylı açıklamalar yer alıyor (Örn. VII. 289. 1). Son türdeki maddeler ise herhangi bir yemek, tatlı, içecek veya sos tarifi olmayıp sadece farklı pişirme yöntemlerinden veya sağlıklı tariflerden, kürlerden oluşuyor. Bu son türe örnek olarak da besin maddesini muhafaza ve tazeleme yöntemlerinin, lezzet için önerilerin veya sindirime yardımcı soslar gibi pratik bilgilerin yer aldığı tarifler örnek gösterilebilir (Örn. I. 6. V).
Kitap okunurken kolaylık sağlaması ve ilgili terimin özelliklerinin kolay bulunabilir ve ulaşılabilir olmasını amaçlayarak hazırladığım mini bir “Latince-Türkçe Sözlük” tercümenin sonunda yer alıyor. Latince- İngilizce ve Türkçe sözlüklerinin yanı sıra çeşitli biyoloji ve zooloji sözlüklerinden yararlanarak hazırladığım bu sözlük, kitapta yer alan besin maddelerinden, mutfak terimlerinden ve özel isimlerden bir derleme olarak hazırlandı. Besin maddelerini açıklayan maddelerin çoğunda onların yalnızca anlamlarına değil; özelliklerine, yetiştirilme tarzlarına, Antik Çağ’daki önemine ve kullanım alanlarına da yer vererek sözlüğün geniş kapsamlı olması ana hedefti.
Kitaptaki tarifler arasında yemek kültürümüze ve kullandığımız gıda maddelerine, baharata uygun tariflerin yanı sıra kuşkusuz günümüz Avrupa veya Türk mutfağına biraz yabancı lezzetler de yer alıyor. Ancak özellikle Osmanlı mutfağının tatlı- ekşi dengesini yansıtan et yemekleri, lazanyanın, lokma tatlısı ve cheese cake gibi tatlıların atası sayılabilecek tatlı tarifleri oldukça ilgi çekici. Günümüzde bulunmayan bazı malzemeleri de muadilleriyle değiştirerek tarifi aslına en yakın lezzeti vererek pişirmek ve hazırlamak mümkün. Araştırmaların ve terimbilimsel bilgilerin yer aldığı notlarla ve hazırladığım sözlükle zenginleştirilen kapsamlı bir çeviri çalışması olan, Antik Çağ Yemek kültürüne yönelik bir referans kitabı olarak okunabilecek “Apicius- Aşçılık Sanatı” kitapçılardan ve kitap satış sitelerinden temin edilebilir:
Şimdi kitaptaki tariflerden birkaç örnek vererek Roma’nın İmparatorluk Dönemi mutfağında yer alan lezzetlere bir göz atalım:
APICIUS- “AŞÇILIK SANATI”; TARİFLERDEN ÖRNEKLER:
62) II. SİNDİRİME YARDIMCI MEZE
1. Küçük pancarları ve olgunlaşmış pırasaları haşlayın, güvece yerleştirin. Karabiber ve kimyon dövün, üzerine balık sosu ve tatlı olması için kuru üzüm şarabı dökün. Kaynatın, sebzelerin üzerine döküp servis edin.
131) 11. Hamsili patina (güveç) : Hamsileri yıkayın, zeytinyağında marine edin, toprak güvece yerleştirin. Zeytinyağı, balık sosu ve şarap ekleyin, bir demet sedef otu ile mercanköşkü bağlayın ve içine koyun. Pişince demedi çıkarın, hamsilere karabiber döküp servis edin.
180) 2. Sebzeli arpa çorbası : Nohudu, mercimeği ve bezelyeyi suda bekletin. Arpayı öğütün ve baklagillerle birlikte haşlayın. İyice kaynayınca göz kararı zeytinyağı ekleyin. Pırasa, kişniş, dereotu, rezene, pazı, ebegümeci ve yumuşak lahana filizini minik minik doğrayıp tencereye alın. Haşlanmış lahana filizlerini göz kararı rezene tohumu, mercanköşk, şeytantersi ve yaban kerevizi ile birlikte ezin. Balık sosu dökün ve baklagillerin üzerine döküp karıştırın. Üzerine kıyılmış lahana filizleri serpin.
53) 10. İrmik tatlısı : İrmiği dolmalık fıstıklar ve kabukları soyulmuş bademlerle haşlayın. Bademler eşit şekilde beyaz olsun diye gümüş için kullanılan tebeşir tozlu suya konup yıkanmış olsun. İrmiğe önce kuru üzümler, üzüm şurubu ya da kuru üzüm şarabı ekleyin, sonra üzerine öğütülmüş karabiber serpin ve çukur tasta servis edin.
Not: Yayımlanmış altı kitabımı aşağıdaki bağlantı adreslerinden temin edebilirsiniz:
https://www.kitapyurdu.com/yazar/elif-burcu-ozkan/200622.html
https://www.bkmkitap.com/arama?q=elif+burcu+%C3%B6zkan
Öğr. Gör. Dr. Elif Burcu Özkan
Bursa, Nisan 2025